Marka Başvurusunda Mal ve Hizmet Listesi: Daha Geniş Her Zaman Daha İyi mi?
Bir marka başvurusu hazırlanırken dikkatler çoğunlukla markanın kendisine yönelir. Oysa markanın hangi mal ve hizmetler için korunacağı, en az marka kadar belirleyicidir ve başvurunun akıbetini doğrudan etkiler. Bu yazıda, marka başvurusunda mal ve hizmet listesi belirlenirken nasıl bir tutum ve bakış açısı benimsenmesi gerektiğini ele alıyoruz.

Bundan on yıl ve daha öncesine kadar marka sahipleri, kendi tercihleriyle ya da vekillerinin tavsiyesiyle, oldukça geniş mal ve hizmet listeleri seçmekteydi. Hâkim anlayış şuydu: "Madem tescil ettiriyoruz, yazabildiğimiz kadar mal ve hizmet yazalım." Koruma kapsamı ne kadar genişse markanın da o kadar iyi korunacağı görüşü yaygındı. Ancak Türk Patent ve Marka Kurumu siciline kayıtlı marka sayısı yıllar içinde katlanarak arttı. Bugün yeni bir başvurunun kapsadığı mal ve hizmetlerin, daha önce tescil edilmiş benzer bir markanın kapsamıyla kesişme olasılığı geçmişe kıyasla çok daha yüksek. Bu iki yönlü bir risk doğuruyor: Bir markanın önceki bir markaya benzeme ihtimali her geçen gün artarken, gereğinden geniş tutulan listeler de mal ve hizmetler düzeyinde örtüşmelere yol açıyor. Sonuç olarak başvuru sahipleri önceki marka sahiplerinin itirazlarıyla karşılaşıyor, tescil süreci uzuyor, hatta kimi zaman hiç tamamlanamıyor.
Başvurusunu kendisi yapmış ya da ilk kez itiraz aşamasında bize ulaşan marka sahipleriyle bu tür bir itirazı nasıl aşabileceğimizi değerlendirirken, itiraz edilen mal ve hizmetleri tek tek paylaştığımızda çoğu zaman aynı yanıtı alıyoruz: "Bu mal ve hizmetler zaten benim ihtiyacım olan şeyler değil." İşte bu noktada, başvurunun kapsamını belirlemenin ne kadar önemli olduğu açıkça ortaya çıkıyor. Sırf geniş koruma sağlamak amacıyla başvuruya eklenen, ihtiyaç duyulmayan her mal ve hizmet, ileride bir pürüz olarak geri dönüyor. Doğru yaklaşım, optimum bir listeyle başvurmaktır: Bugün ticaretini yaptığınız tüm mal ve hizmetleri doğru ve yeterli biçimde kapsamak, buna ek olarak henüz başlamadığınız ancak çok yakın vadede faaliyete geçeceğinizi bildiğiniz alanları eklemek. Buna karşılık hiçbir planınızda yer almayan alanları listeye dahil etmek, büyük olasılıkla itirazlarla yüzleşmenize zemin hazırlar.
Risk yalnızca yayına itiraz aşamasıyla sınırlı değildir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasına göre, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmaksızın tescilli olduğu mal veya hizmetlerde kullanılmayan ya da kullanımına kesintisiz beş yıl ara verilen marka iptal edilir. Kanun'un 26. maddesi uyarınca bu iptal talebi, 10 Ocak 2024'ten bu yana doğrudan Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ileri sürülebilmekte; iptal ayrıca yalnızca kullanılmayan mal ve hizmetlerle sınırlı olarak da istenebilmektedir. Dolayısıyla ihtiyacınız olmayan mal ve hizmetlerle tescil almış olsanız bile, bu sürelerin ardından kullanımınızın bulunmadığını tespit eden ilgili bir taraf, Kurum'a başvurarak tescilinizin o kısmının iptalini talep edebilir. Günün sonunda, zaten ihtiyaç duymadığınız korumayı bir de ek prosedürle kaybetmiş olursunuz. Yurt dışı başvurularında, özellikle Avrupa'da, bu tablonun bir dezavantajı daha var: Birçok Avrupa ülkesinde ve AB marka sisteminde, itiraz karşısında listeyi daraltmayıp ihtiyaç duyulmayan mal ve hizmetlerde direnen ve sonunda kaybeden taraf, karşı tarafın masraflarını üstlenmek durumunda kalabilmektedir.
Sonuç olarak, markanızı hangi alanlarda koruyacağınızı belirlerken ölçüt "mümkün olan en geniş liste" değil, "ihtiyaca uygun en doğru liste" olmalıdır. Bugün faaliyet gösterdiğiniz ve çok yakın vadede faaliyete geçeceğiniz alanları kapsayan, ancak bunun ötesine geçmeyen bir mal ve hizmet listesi; hem tescil sürecini hızlandırır hem de markanızı tescil sonrasında da güvenli bir zeminde tutar.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka başvurusunda mal ve hizmet listesi nasıl belirlenmeli?
Liste, bugün ticaretini yaptığınız mal ve hizmetlerle çok yakın vadede faaliyete geçeceğiniz alanları kapsamalıdır. Bunun ötesine geçen her ekleme, itiraz ve iptal riskini artırır.
Geniş mal ve hizmet listesiyle başvurmanın riskleri nelerdir?
Gereğinden geniş bir liste, önceki tarihli markalarla örtüşme ihtimalini yükseltir. Bu da itirazlara, tescil sürecinin uzamasına ve hatta başvurunun reddine yol açabilir.
Kullanılmayan mal ve hizmetler için marka tescili iptal edilebilir mi?
Evet. 6769 sayılı SMK madde 9 uyarınca, tescilden itibaren beş yıl içinde kullanılmayan veya kullanımına kesintisiz beş yıl ara verilen marka, ilgili kişilerin talebi üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından iptal edilebilir. İptal, yalnızca kullanılmayan mal ve hizmetlerle sınırlı olarak da istenebilir.





Yorumlar